Kripton'dan gelen yiğit

Kutsi Akıllı          


Aslında Superman gibi bir kahramana sahip olmak, gurur verici olduğu kadar problem vericidir. Bu kadar üstün bir kahramanı kötü duruma düşürmek için yapmanız gerekenleri düşünsenize. "Man of Steel" yenilmez olarak lanse ediliyor. Isaac Asimov'un bir panelde karşılaştığı ve kitabına geçen soru-cevabı aktaralım. Üstad'a soruyorlar. "Önüne geçilemez bir güç ile hiç bir şeyin geçemediği bir engel karşılaştıklarında ne olur?" Üstad cevap veriyor; "Bir evrende sadece birisi olabilir. Bu tanımlamalardan birinin yapılabilmesi için, diğerinin olmaması gereklidir."

Aynı sorun Superman için de geçerlidir. Bu yüzden, ona karşı koyabilmek,onu zor duruma düşürebilmek amacıyla süper süper düşmanların geliştirilmesi gerekmiştir. Üstelik, bu süper düşmanların, Superman'ı kötü duruma düşürebilmek için, daha öncekilerden farklı özellikleri olması gerekmektedir. Aksi halde Superman, birine kullandığı yolu, diğerine de kullanarak problemi çözer ama, bu okuyucuyu pek memnun etmez. Zaman içinde, üstün gayretlerle ortaya çıkartılan düşmanların inandırıcılık potansiyeli gittikçe azalmış ve bir süre sonra, bu kısır döngüden çıkış yolları aranmaya başlamıştır. Sonunda Superman'ın zayıf tarafları dizayn edilmiştir.

Tabi ki, her kahraman gibi, onun da zayıf tarafları var. Üstelik bunlar sadece karekterinde de değildir. Bu zayıf taraflardan en önemlisi Kriptonit'in ona yaptığı etkilerdir. Mesela Yeşil Kriptonit onu öldürür, Kırmızı Kriptonit onun üzerinde garip, önceden tahmin edilemeyecek değişiklikler yapar (ne demekse), Beyaz Kriptonit bulunduğu gezegendeki hayatı öldürür, Mavi Kriptonit sadece Bizarro Superman'a etkilidir, Altın Kriptonit ise Superman'ın güçlerini geri dönmemek üzere yitirmesine sebep olur. Şimdiiiiiiiii, millet Superman'ı haklamak için Kriptonit'i nereden bulur (hem de bazen tankları, gemileri kaplayacak kadar), o da soru işareti. Düşmanları nedense hep Yeşil Kriptonit'i kullanma taraftarıdırlar. Bu da bize en kolay bulunan Kriptonit'in o olduğunu gösteriyor. Ya da ne kadar kötü olduklarını. Halbuki Altın Kriptonit kullansalar herkes rahat edecek, özellikle de Lex Luthor'un torunlarına anlatacağı çok sıkı bir hikaye çıkacacak. " Aha şu mavili dilenci var ya, bi zamanlar ne biçim bi adamdı biliyon mu torun? Adamı hacamat ettim ben. Delikanlı çocuktu ama bana yamuk yapmaya kalktı, sonra çıt, anadın mı."

İyi ama, her macerada Kriptonit, her macerada Kriptonit olmaz ki, başka yollar da bulmak lazım. İşte burası zurnanın zırt dediği yer. Bilim ve teknolojinin sarsılmaz kapısı Superman, başka çıkış kapısı bulamadığı için büyüden etkilenir. Supernaturel güçler onu aşar. Yani öbür mahalleye geldiği zaman, mahallenin çocuklarından sopa yemeye başlar. Ama güçlerini kullanmadan, gittikçe keskinleşen zekasıyla düşmanını yenen Superman'ın, Superman efsanesine zarar verebileceğini bilen editörleri, bu bitmez tükenmez hazineyi ellerinden geldiğince cimrice harcamaya çalışırlar. Mr. MXYZPTLK ve diğer büyü ile ilgili kimselerin veya büyü olaylarının Superman'da görünüşü yılda en fazla 2 - 3 maceradadır.

Zamanla Superman maceralarına big footlar, kurt adamlar ve hatta vampirler bile girerek Superman'ı dünya ile daha bağlantılı hale sokmaya, dünya mitosları ile daha barışık hale getirmeye çalışırlar. Böylesi düşmanları yenerken büyüye karşı güçsüz olduğundan, "-e rağmen" üstün gelmesiyle, tarihsel dokudan gelen kahraman - anti kahramanlarla birlikte efsaneleşecek, uzayın derinlikleri ve üstün uzay teknolojilerine ait uzak bir kahramanlıktan çıkıp, global dünyanın kahramanlarından biri haline gelecektir.

Aslında olaya o kadar da kötü gözle bakmamak lazım. Tarihini toplasan (beyazlar için geçerli) 500 yıl bile etmeyen bir ülkede yaşıyorsun. İnsanları bağlayan biraz da kültür ve mitolojidir. Senin mitosların da yoksa ne yaparsın? Tabi ki yaratırsın. İşte çizgi roman ve sinema Amerika'ya modern bir mitoloji yaratma imkanı vermiştir. Gerçi Superman'da Zeus, Herkül ve Thor'dan oldukça fazla apartma (klasik bir deyimle çalıntı diye de adlandırılabilir) vardır ama her mitoloji bir eskisinin üzerine kurulmamış mıdır zaten.

Amerikan mitolojisinin en önemli kahramanı olan Superman'le birlikte bir sürü "Kağıttan Tanrı" daha üretilmiştir. Kaptan Amerika, Flash, Green Lantern, Hulk, Batman, X-men, Daredevil, Punisher gibi. Hepsinin kendine has özellikleri vardır. Her tanrı da öyle değil midir zaten? Ama bunların hepsi başları çok sıkışınca gelip Superman'den yardım isterler. Teoride Herkül'ü oynamasına rağmen, pratikte tam anlamıyla bir Zeus kopyasıdır Superman. Kuzey Kutbu'ndaki kalesi, bu kalede bulunan eşsiz parçalar, hükmetme ve gerçekleştirme gücü ile. Düşünüyorum da, eğer Superman Türkler tarafından yaratılmış bir kahraman olsaydı, her junior kahraman, çıraklık devresini müteakiben gelip, Superman'ın elini öpecek, destur isteyecekti.

Bir başka mesele ise ilim - irfan muhabbetidir. Dünyasal bir okula devam eden Superman'ımız acaip, ultra uzaysal aletleri yapacak bilimi nereden edinmiştir? Bir çok bilim adamı düşmanını yenecek silahları yapacak teknolojik bilgi ona nereden gelmiştir? Kavanozlukandor'da desek (Kahramanmaraş, Gaziantep gibi. Ne kadar hoş), ne zaman öğrenecek? Her an dünyada da (yani en azından Amerika'da) devriye geziyor. Uzaydan gelirken babasının gemiye koyduğu teypler desek, bacak kadar çocuk o teyplerden ne anlayacak, hadi anladı, ne kadar bilgi yüklenebilir, hadi yüklendi ve acaip bilgi var, o zaman bu kadar acaip çok bilgili adamlar Kripton'u neden kurtaramadı? Zamanda gezebiliyor ya, gitti zaman içinde 20 yıl "ultra bilimler akademisi"nde okudu, o sırada dünyada diyelim ki bir saat geçti ama, o zaman da dünyaya döndüğünde 20 yaş birden yaşlanmış olacaktı. Vel hasılı kelam, esas kahraman ya, herkesten çok daha zeki olduğu için, bunları bir saat içinde öğrendi diyip geçmek lazım. Günde 8 saat Daily Planet mesaisi yapan adam, bu kadar şeyi başarıyor diye kıskanıyorum, itiraf etmem gerekiyor.

Devam edecek....

1 - 2 - 3 - 4