Kripton'dan gelen yiğit

Kutsi Akıllı          

Gelelim Superman'ın hissi ve sosyal hayatına. Daha önce de belirttiğimiz gibi Superman'ın bütün çalışma arkadaşları son derece zeki ve dikkatlidirler. Bu yüzden her seferinde "Ah Clark, keşke 30 saniye önce burada olsaydın. Superman buradaydı" demekten kendilerini alamazlar. Eh, bir çizgi roman, kendi ülkesindeki medya çalışanlarına, ancak bu kadar Ayşe Arman muamelesi yapabilir.

Baktığımız yere bağlı olarak bu, Superman hakkında çıkartılan devlet destekli ve Amerikan devletinin resmi politikalarının avam sözcüsü olduğu yolundaki dedikodulara bir kanıt gibi gözüküyor. Ormanda "Fantom on kaplan gücündedir"in yanında bir efsane daha dolaşır." Medya, devletin kendisiyle bu kadar acı dalga geçmesinin öcünü, Watergate ile aldı" diye. Biz ormanın yalancısıyız.

Hadi geçelim iş arkadaşlarını falan. Ya Lois nasıl anlamıyor bu Superman'ı, orasını bir türlü çıkartamıyoruz. Bizde, kahraman istediği kadar kılık değiştirsin, onu seven kadın gözlerinden, kokusundan tanır. Bu Lois, Superman'e sarıldığında, bir kez bile doyasıya çekmemiş midir onun kokusunu içine? Bu ne biçim sevdadır böyle?

Zaten bizim "Supi"nin niye bir gizli kimlik edindiği de soru işaretidir. Eh be Superman'ım, tatlım, kıymatlım, Örümcek Adam gibi parasız mısın? Demir Adam ya da Batman gibi belli bir aileden geldiğin için, kaybolman problem mi yaratabilir? Yoksa onlar gibi kahraman hayatını sürdürmek için paraya ve onun satın aldığı pahalı teknolojik araçlara mı ihtiyacın var? Yooook. O zaman niye arkadaşım? Hani "her ezik, silik Amerikalı'nın içinde bir Superman yaşar" tribi ise, kimseyi inandıramazsın. Çünkü senin okur profilinin çoğunluğunu çocuklar ve teenage oluşturuyor. O zaman bu gizli kimlik derdin ne? Ekmek parası desen, oradan kazandığın para ne ki, süper bi boğaza yetsin. Üstelik sen bir maceranda, sanırım evsizler için yapılan bir baloda, bir parça kömürü sıkıştırarak elmasa çevirmiştin. Çevir çevir, bozdur bozdur, harca. Nedir bu senin part - time süper kahramanlık hevesin? Daily Planet'te harcadığın zamanı, elalem ülkelere yardım için harcasan elin mi eğrinir?

Superman'in bir eksikliği daha vardır. Güzel Türkçemizde bolca kullanılan bir deyimle "kanka" sorunu. Superman bunu, oldu olası bir türlü çözememiştir. Superboy'ken yanında dolaştırdığı Krypto, nedense birden ortadan kaybolur. (Herhalde yaşlanıp ölür ve hisli bizler, ağlamayalım diye bunu görmeyiz. Öyle olması lazım, çünkü Superman'da, Smallville'deki arkadaşları ile aynı hızda büyümektedir. Gerçi dünyanın ortamına bu kadar uyum sağlayıp, aynı hızda büyüyorsa, neden yetenekleri kaybolmuyor ya da uyum sağlamadıysa, en azından yerçekiminin bu kadar az olduğu bir dünyada, boyu neden 25 metreye kadar uzamıyor gibi sorular da var ama, bunları sorup, kimsenin canını sıkmamak lazım.) Önce Jimmy Olsen bu eksikliği kapamaya çalışır. Hatta bu işte o kadar başarılı olur ki, "Superman's Pal: Jimmy Olsen" adı altında ve başrolde Jimmy'nin olduğu bir seri bile çıkartılır. Fakat o, bir muhabirdir. Konumu, daha doğrusu yetenekleri sebebiyle, sosyal konulardan başka bir şeye bakamamaktadır ki, hem sıkıcı olmaması, hem de bir yerlerden zülf-i yar'e dokunmamak için, bu işten vazgeçilir.

Eşiti bir dosta , yani en azından yetenek bakımından kendisine yakın bir dosta duyduğu ihtiyaç sonucu, bir ara Vartox ile kanka muhabbetine girişmeye çalışmıştır. Aslında Vartox, tam ona uygun bir partnerdir. Maço görünüşü, anti militer kıyafeti ile zıtların buluşması yönünden yardımcı kahraman olmaya iyi bir adaydır fakat, araya giren kadın sorunu bu işi berbat eder.

Bu arada Lois konusuna bir daha dönelim. Çünkü Superman'ın, insana en yakın olduğu nokta burası. Eh, burada insanca tepkiler de göstermesi lazım. İlişki gitti, gitti, sonunda bir yerde kemale erecek. Şimdi diyelim ki bunlar, "artık bu kadar flört yeter" deyip, yatmaya kalktılar. Olacakları düşünebiliyor musunuz? İnsanlar, bazı anlarda, kontrollerini bir anlığına da olsa, kaybederler. Di mi ama? Eeee, o zaman ne olacak? Hadi onu geçtik, sana prezervatif mi dayanır be Superman'ım? Unutmayalım ki, sen bir insan x 100 falansın. Hatta daha bilem fazla. Çakı çakıverirsin kızcağızı bir yerlere. Hani, kendine göre şöyle "Süper" bi hatun bulsan, daha iyi olmaz mı?

Sonra bir de bunun kromozom davası var. Sen her ne kadar bizim kanımız, canımız da olsan, eninde sonunda bir "Alien"sin. Bir "abduction" olayı olduğunda etrafı birbirine katan Amerikalılar ve Lois'in ailesi, buna nasıl kolaylıkla "eyvallah" diyecekler? Ya da, diyelim ki ona da eyvallah dediler. Çünkü damat bütün dünya tarafından saygı görüyor. Superman, geleneksel Amerikan açık hava ızgara partilerinden birini verirken, birayı çekip sarhoş olan Lois'in küçük erkek kardeşi (onlar hep hayırsız ve işe yaramaz olurlar ki, konu çıksın) gelip, "Enişte yaaa, ne zaman geliyor bizim ufaklık? Annemler sen kızma diye söylemiyorlar ama, onlar da haklı. Artık torun torba görmek istiyorlar, yoksa bir problem mi var?" diye dostça geyiğe başladığında ne olacak? (Sahi, biz de olsa bir de sünnet isteyecekler. Herif demirden, kesebilirsen kes bakalım). Vel hasılı kelam bu kadar probleme rağmen ne "Supi", ne de Lois bu sevdadan vazgeçmezler.

Şaka bir yana 4 bölümlü, biraz "super" bir yazı oldu. Eh tabi, o kadar yıllık bir kahramanı, bir yazıda etüt etmek mümkün değil. Muhakkak dahası, gözden kaçanlar da vardır ama olur o kadar. Sanırım eski hayranları "Ben Superman'a bayılırdım" derken daha alçak bir ses tonu kullanırlar.

1 - 2 - 3 - 4